İstanbul merkezli altı ilde gerçekleştirilen ev baskınlarında 25 kişi gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan kişiler hakkında, sosyal ilişkiler, evlilik tercihleri, öğrenci evlerinde kalmaları ve dini-sosyal çevrelerle bağlantılı olmaları gibi gündelik hayat faaliyetleri suçlama konusu yapıldı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat birimlerinin yürüttüğü İstanbul’un yanı sıra Aksaray, Antalya, Çanakkale, Bursa ve Samsun’da çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenlendi.
Soruşturma dosyasında, kişilerin kendi çevrelerinden insanlarla evlenmeleri, öğrencilerle ilgilenmeleri, evlerde bir araya gelmeleri ve sosyal dayanışma ilişkileri kurmaları “güncel yapılanma faaliyeti” olarak suçlama konusu yapıldı.

Son yıllarda özellikle KHK süreçleri sonrası açılan dosyalarda, herhangi bir şiddet unsuruna dayanmayan sosyal ilişkilerin ve rutin faaliyetlerin suç delili olarak gösterilmesi hukuk çevrelerinde tartışılmaya devam ediyor.
Baskınlarda yapılan ev aramalarında dijital materyallere, çeşitli kitap ve yayınlara, ayrıca toplam 1 milyon 140 bin lira değerinde nakit para ve altına el konuldu.
Öte yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin dün açıkladığı Şaban Yasak kararında Gülen cemaatine yönelik yapılan “terör” yargılamalarının hukuksuz olduğunu bir kez daha tescillendi. Öğrencilerle ilgilenmek, dini sohbet vermek gibi günlük faaliyetler, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7. maddesinde düzenlenen “kanunsuz suç olmaz” maddesini ihlal ettiği açıklandı.

Hırsız Recep gibi kamu ihalelerinden yüz milyarlarca dolar rüşvet mi almışlar, Cin Ali gibi tonlarca kokain kaçakçılığı mı yapmışlar, Bahçeli gibi kendi arkadaşlarını torbacılara mı öldürtmüşler, Apo gibi dış güçlerin emrinde kırk bin vatandaşın ölümüne mi sebep olmuşlar? Bütün bunları yapmadıkları için suçlu sayılmış, siyasetin köpekleri tarafından suçlu sayılmışlar.