Rüzgar ne yana gider usta

YORUM | ALPER ENDER FIRAT

Recep T. Erdoğan böylesine büyük bir hatayı niye yaptı hâlâ anlayabilmiş değilim. 31 Mart seçimlerini iptal ettirdiğinde ikinci kez yenilmeyi asla göze almayacağını ve ne edip edip seçimi alacağını tahmin ediyordum. Şu haliyle bakıldığında Recep T. Erdoğan son derece basit ama çok büyük bir hata yapmış gibi görünüyor.

Türkiye’de artık bir siyasi analiz yapmanın, ülkenin nereye döneceğini öngörmenin mümkün olmadığına inanıyorum. O nedenle seçimin sonuçları hakkında konuşmadan sadece izlemekten yanayım. Ben seçim sonuçlarından çok rüzgar güllerine takılıyorum.

Yağmur sonrası salyangozlar gibidir bu ‘ben size söylemiştimciler.’ Her mağlubiyetten sonra ortaya çıkarlar ve hezimetten bile kredi devşirirler. Meğer bunlar sürekli ikaz ediyorlarmış da birileri dinlemiyormuş ve yenilgi bunu dinlememekten olmuş. Ah onları zamanında dinleselermiş bu yenilgiler olmazmış.

Bu konjonktür aydınlarından, rüzgarın yönüne göre iman ve inanç sahibi olanlardan, kendini hemen yeni düzene ayarlayanlardan, pusuda bekleyen rüzgar güllerinden bahsediyorum. Hep kazanan yöne yelken açan, rüzgarı daima arkasına alıp, kaybedene karşı çok cesur olan rüzgar gülleri.

AKP İstanbul’da büyük hezimete uğradı şimdi o bölgenin konjonktürel aydınları kendini sürekli ikaz edici gösterip yenilgiden de itibar devşirme gayretine girişti. Şimdi benim ikazlarımı dinlemediniz yenilgi kaçınılmaz oldu gibi dım dım dım konuşanların tamamı ruhsat verilmiş alanlarda eleştiri yapıyormuş gibi yapıyor. Mesela hiç kimse ‘on binlerce dindar örtülü kadını din pazarlarken tutuklatmak çok yanlıştı’ diye bir cümle kurmuyor. Kimse ‘lohusa kadınları bebekleriyle tutuklamak korkunç bir akıl tutulmasıydı’ demiyor. ‘Yüz binlerce insanı bir gecede aç susuz sokağa bıraktık, yardım edenleri tutukladık, işkencelerle öldürdük bu çok büyük hataydı’ diyeni duymuyorum.

Mesela Yusuf Kaplan başında beri söylüyormuş İmamoğlu’nu bilmem neye hazırlıyorlarmış, bunun da sorumluları en samimi eleştirileri bile topa tutanlarmış. Erdoğan’ın ve AKP’nin altını oyanlar da AKP medyası ile yalaka tayfasıymış. Erdoğan mutlak masum, mazlum, gariban, bu kötü insanlara karşı hiçbir şey yapamayan bir gariban(!) Bu cenahtaki her kötü şey ondan habersiz oluyor.

Seçim iptal ettirilirken, rakibe etnik ayrımcılık temelli hakaret edilirken, zillet ittifakı, terörün ve dış güçlerin adayı diye bölücülük yapılırken bunlardan tek bir itiraz eden olmaz; ama maç kötü sonuçlanırsa bunlar mutlaka hatalar konusunda zamanında ikazlarını yapmışlardır.

Bugün okuyoruz ki meğer AKP’ye kene gibi yapışan embesil troller, hırsız, yalaka yöneticiler varmış ve bunlar partide hakimiyet kurmuşlar. Peki seçimden önce bu hırsız yalaka yöneticilerin iktidara gelmesi için niye canla başla çalıştın. Ve niye her yaptıkları kepazeliğe izahatlar getirmeye çalıştın? Seçimi Ebu Cehil ile Hz. Muhammed (as) arasındaymış gibi göstermeye kalkanlar bugün AKP saflarına sızmış Ebu Cehillerden dem vuruyor.

Sadece AKP cenahı değil solcuların da onlardan arta kalır yanı yok.

Kavganın kızıştığı anda hiç ortalarda görünmeyen bir sürü sanatçı, yazar-çizer tatlı su aydını, İmamoğlu’nun kazanmaya doğru yol almasından sonra her şey daha güzel olacak pozları vermeye, kutlamalardan selfiler göndermeye başladılar. Hiçbir risk almadan, her zaman kazananların konvoyunda poz verip işlerini yürütme derdindeler.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin