ABD ile Türkiye arasında vize krizine neden olan tutuklu konsolosluk çalışanı Metin Topuz’un 2012 yılında İstanbul Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı ve yardımcısı Yasin Topçu ile birlikte ABD’ye giderek ‘New York savcılığını ziyaret ettiği’ haberleri gündeme düştü.
Topuz verdiği ek ifadede, “27 Eylül 2012’de heyet olarak New York Güney Bölge Savcılığına gittik. Burada savcı Micheal Ferrara ile görüştük. Bu ziyaretlerde bilgi alışverişi değil de bilgi paylaşımı şeklindeydi. Doğrudan devam eden soruşturma ve tahkikatlara ilişkin bilgi paylaşımı şeklindeydi.” ifadesini kullanmıştı.
Özellikle hükümete yakın medya bu olayı 17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonları’na hazırlık görüşmeleri olduğunu iddia etmişti.
Dönemin İstanbul Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı ve Müdür Yardımcısı Yasin Topçu
Fakat olayın aslı kısa sürede ortaya çıktı. Söz konusu ziyaretin esas sebebi o dönem Mali Şube’nin yaptığı bir operasyon. İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, 2 yıldır yaptığı çalışmada bazı firmaların lüks araçları, olduğundan düşük fiyatla Türkiye’ye getirdiği ve devlete büyük vergi kaybı yaşattığı belirledi. ABD polisiyle de ortak çalışan Mali Suçlarla Mücadele ekipleri 50 firmayı inceleyecek ve yaklaşık 300 lüks araca el koymayı planladı.
İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, 2010 yılında yaptığı operasyonda bir uyuşturucu şebekesine ait Hummer marka cipe el koymuştu. Özel aparatlarla, çivi atma, duman püskürtme, elektro şok verme özellikleri eklenen otomobilin uyuşturucu parasından elde edildiği gerekçesiyle Mali Şube ekipleri aracı incelemeye almıştı. Yapılan çalışmada aracın, imal edildiği ABD’deki fabrika satış fiyatının çok altında bir fiyatla Türkiye’ye getirildiği belirlendi. Konuyla ilgili araştırma yapan polis hemen ABD’li polis yetkilileriyle irtibata geçti.
İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Amerika Birleşik Devletleri Polisi’ne konuyla ilgili ortak çalışmak istediklerini belirtti. Cevap olumlu olunca Türkiye’den bir ekip ABD’ye gönderildi. Türk polisi ve ABD polisi ellerindeki verileri karşılaştırarak inceledi. Yapılan ortak çalışmada birçok lüks aracın usulsüz yollarla Türkiye’ye girdiği belirlenmişti.
Türkiye’de şu anda tam bir bilgi kirliliği ve akıl tutulması mevcuttur. Dün geceden beri (30 Kasım 2017/PERŞEMBE) bütün kaynaklar neredeyse hemen hepsi iktidara şirin görünmek için midir,yoksa cemaate olan kinlerinden midir? bilinmez ama bu haberi 17/25 Aralık Yolsuzluğuna bağladılar ve bugün de (1 Aralık 2017/CUMA) günün erken saatlerinden itibaren bu konuyu çarpıtarak verdiler. Bu bakımdandır ki; her ne şekilde olursa olsun yalan haberlerle uyutulan bir ülke var. Gerçekleri duymak,öğrenmek için değil de bilmemek,öğrenmemek için gayret eden,başına gelecek felaketlere adeta davetiye çıkaranları gördükçe” bu millet ne zamandır bu kadar vurdum duymaz?” diye düşünüyor,kuldan utanmayan,Allah’tan korkmayanların olduğu bir ülke olmayı istemiyorum. Şayet elimde imkân olsa bir saniye buralarda durmaz; medeni ve demokratik ülkelere iltica ederdim.
Sadece zulüm fiziksel olarak yapılmıyor; ruhen de tam bir çöküntü yaşıyoruz her geçen gün ülkemizde maalesef!!!