Kargadan başka kuş tanımamak

YORUM | HAKAN ZAFER

Ah şu, kenardan bakması yok mu insanın!

Kendisi de başkalarından beklediği “iyi kimse” olmak zorunda değilmiş gibi sıra dışı bir cüretle “şu dediğin şöyle olmalı”, “bu dediğin böyle olmalı”, vs. say say bitiremez.

Karşısında her daim ancak bir romancı izniyle var olabilecek mükemmel karakterler beklerken güzel.

Ya siz beyim?

Müminin derdiyle dertlenmeyen…” diye söze başalarsa, cümledeki mümin yerine bir zamir bulmaya beyhude yorulmayın; dertlenmeyen hep karşısındaki, dertli mümin de kendisidir. Karşısındakinin de dert sahibi bir mümin olma ihtimalini hesap etmesini beklemeyin bile.

*****

Bu yapıda biri için eşsiz bir donanım daha var; hep haklı olmak. Muteber bir meslektir. Hakka bir hatır yükleyip onu da tekeline alınca, bakmışsınız bir anda hatırlı kimseye dönüşmüş.

Mesele her ne ise, henüz başlarken haksız olduğunuza inanmış olmanız gibi bir sorunla baş edemeden pes etme ihtimaliniz çok yüksek.

Olur da bir gün haklılığı tartışmaya açılır diye, bir yerlere istifleyeceği, eyleme geçip geçmemesi hiç de mühim olmayan kitabi sözler, endamlı iki satır gibi tedbirleri alamaz mı sandınız? O gün gelince, “demiştim”, “yazmıştım” der yine haklı olur. Eğer ortalarda gözüküp fatura ödemek istemeyen varsa, sonraları bir vakit, “he ya, demişti” ile işin içinden onlar da pekâlâ sıyrılabilir.

Belirsiz ve kesif bir duygusu var bu esnanın; Sevinmek. İş kötüye gittiğinde “Demiştim ama!” diyerek yine haklı çıkmışsa günah onun mu, haklılığına sevinmesin de ne yapsın?

Üsteleyip “biraz da biz” derseniz, sonunda haksız çıkma garantili bir miktar ifade özgürlüğü lütfeder, azımsamayınız.

Üzerinde konuşulan konu illa mühim bir mesele olmak zorunda da değil. Zaten bir süre sonra en ehemmiyetsiz şey meselenin kendisi, en önemli olan da haklılığın kimde kaldığı olur. Şaşırtmaz, rahat olun, kim haklı çıkacak diye merak dahi etmeyin.

Bedelini de öder bu inadının. Haklı çıksın diye en kıymetsiz konu yüzünden Melhame-i Kübra’ya razı olup ağır kayıplar verebilir. Eğer kabullenip istemeden de olsa hak verirseniz, hışmından kurtulma ihtimaliniz de yok değil.

Her şeyi yalan bile olabilir ama ortaya koyduğu tavra “sadakat” derse, işte oracıkta kalırsınız, Mevla yoldaşınız olsun.

*****

Bir de ağzıyla kuş tutsa haklı çıkamayanlar var.

Kuralları onunla alakasız bir düzlemde haktan yana kalmaya çalışarak ömür rendeleyenler… Bildiği ideal davranış modelleri artık bir menkıbeye dönüşmüş, gerçeklikle kaygıları arasındaki azgın kavgayı ayıramayanlar.

İşte onlara esaslı dualar etmeliyiz…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin