Kabataş’dan Taksim’e; Dün ‘başörtüsü’ bugün ‘ezan’

HABER-ANALİZ | İLKER DOĞAN

31 Mart yerel seçimleri öncesinde AKP iktidarı en iyi bildiği işi yapıyor ve dini simgeleri de kullanarak milleti bölüyor! Bundan 5 yıl önce Kabataş’ta başörtüsünü kullanarak toplumun yarısını diğer yarısına düşman gibi gösteren iktidar temsilcileri, bugün aynı oyunu ‘ezan’ üzerinden sahneliyor.

AKP’nin Genel Başkanı Recep Tayyıp Erdoğan, aradığı ‘motivasyon’ aracını 8 Mart’ta Taksim’de buldu! Dünya Kadınlar Günü sebebiyle Taksim’de yürümek isteyen kadınların polislere yönelik düdüklü, ıslıklı protestosunu ‘ezana saygısızlık’ olarak anlatıyor miting meydanlarında. Aslında yürümesine izin verilmeyen kadınların ezanı değil, öncesinde kendilerine gazlı müdahalede bulunan polisleri protesto ettikleri görüntülerle sabit. Islık çalma ve düdüklü protestolar ezandan önce başlıyor. Bu arada okunan ezan o hengamede fark edilmiyor. Ve protesto sürüyor. İşte iktidar temsilcileri görüntünün sadece ezan okunurkenki kısmını alarak, o gün orada polisin orantısız müdahalesini protesto edenleri ‘düşmanlaştırıyor’, din düşmanı gibi gösteriyor.

HER SEÇİM ÖNCESİ AYNI TAKTİK

Recep Tayyip Erdoğan, toplumu ilk kez düşmanlaştırmıyor. Bunu daha önce de defalarca yaptı. Gezi eylemleri sırasında yaşandığı ileri sürülen Kabataş olayında da aynı taktiği uyguladı. 11 Haziran 2013’teki grup toplantısında bir yakınının başörtülü gelininin yanında 6 aylık bebeği olduğu halde Kabataş iskelesinde Gezicilerin saldırısına uğradığını söyledi. Erdoğan, aynı konuşmasının devamında, “Kendisini taciz ettiler, çocuğunu taciz ettiler. Yerlerde süründürdüler.” diyecekti.

STAR YAŞANMAMIŞ OLAYI MANŞETİNE TAŞIDI

Kabataş’ta yaşandığı ileri sürülen bu olay iktidar temsilcilerinin Gezi eylemleri sırasında en fazla kullandığı argümanlardandı. Erdoğan’ın açıklamalarından sonra iktidara yakın Star Gazetesi, o başörtülü kadını buldu ve manşetine taşıdı. Söz konusu kişi dönemin Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu’nun gelini Zehra Develioğlu’ydu. Gazete, haberi, “Başörtüsü nedeniyle Gezi protestocularının saldırısına uğrayan genç kadın, yaşadığı korku dolu anları Elif Çakır’a anlattı; Kadınlar küfrediyor, erkekler vuruyordu” ifadeleriyle verdi.

ÜZERİ ÇIPLAK, DERİ ELDİVENLİ 70-100 KİŞİ SALDIRDI!

Zehra Develioğlu, kendisi ve çocuk arabasındaki bebeğine ‘üzerleri çıplak, deri eldivenli ve başlarında bandana olan 70-100 kişilik bir grubun saldırdığını ve taciz ettiğini söylüyordu haberde. Genç kadın, kendisini tekmelerle yerlerde sürükleyen erkeklerin üzerine bevl ettiğini bile söylüyordu! Bütün bunlar yine kadının ifadesine göre milletin gözünün önünde oluyor ancak hiç kimsenin aklına 155’i aramak bile gelmiyordu! Olayın meydana geldiği tarih 1 Haziran…

ERDOĞAN’I KARŞILAYIP, KARAKOLA KOŞUYOR!

Zahre Develioğlu’nun ifadesine göre 3 dakika boyunca en az 70 kişi tarafından linç edilmişti! Kadının kocası ise olaydan sadece 3 dakika sonra iskeleye geliyor ve eşini de alarak karakola değil, eve gidiyorlardı. Genç kadın, Star’a verdiğ röportajda yaşadığı travma nedeniyle günlerce evden çıkmadığını söylüyordu. Ancak 1 Haziran’dan 7 Haziran’a kadar sosyal medya hesabından onlarca paylaşım yapmıştı. Gezicilere veryansın ediyordu. Nihayet 7 Haziran’da İstanbul’a gelen Erdoğan’ı karşılamaya bizzat gitmişti! Ve ne olduysa bundan sonra oldu ve Develioğlu, olaydan 5 gün sonra karakola giderek şikayetçi oldu!

GÖRÜNTÜLER İDDİALARI YALANLIYOR

Kadının şikayeti üzerine soruşturma açıldı ancak elde kadının anlattıklarını doğrulayacak tek bir delil bile yoktu. Bölgedeki bütün güvenlik kameraları incelenmiş ancak sözü edilen gruba hiç bir yerde rastlanmamıştı. Tam aksine aylar sonra 13 Şubat 2014’de Kanal D’nin yayınladığı bir video gerçeğin, anlatılandan çok farklı olduğunu ortaya koydu. Görüntülere göre Zehra Develioğlu’na fiili bir saldırı söz konusu bile değildi. Kısa süreli bir ağız dalaşı vardı ve grup bahsedildiği gibi 70-100 kişi değil, 10-15 kişiydi. Ağız dalaşı ise polislerin raporuna göre 30 saniye kadar sürüyor ve grup olay yerinden uzaklaşıyordu.

KOCA BİR ÜLKE KANDIRILDI

Görüntülere göre grubun görüldüğü saat 19.48. Olay yerinden ayrıldığı saat ise 19.50. Kadının kocasının geliş saati 19.58. Bu saatler arasında genç kadına hiç kimse tek bir müdahalede bile bulunmuyor. Kocasının gelişinden bir dakika sonra ise ikili iskeleden uzaklaşıyordu. Suç üstü yakalanan iktidar medyası ‘görüntülerin devamı olduğu’ haberini yaptı. Ancak kadının ifadesine göre kendisi ve bebeği kocası gelmeden önce darp edilmişti! Kaldı ki görüntülerin devamı da yoktu!

Ezan provokasyonundan sonra Taksim’de izinsiz yürüyüş yapıldı.

DÜN BAŞÖRTÜSÜ, BUGÜN EZAN

İktidar temsilcileri ‘ellerinde olduğunu iddia ettikleri’ o görüntüleri hiç bir zaman yayınlayamadı. 5 yıl önce koca bir ülke olmayan, hiç yaşanmamış bir olay üzerinden ikiye bölünmüş, düşmanlaştırılmıştı. Ve maalesef bu da bizzat ülkeyi yönetenlerin eliyle yapılmıştı. Dün Kabataş’ta başörtüsünü kullanarak milleti birbirine düşman edenler, bugün yine bir ezanı bahane ederek topluma nefret tohumları ekiyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin