NECİP F. BAHÇELİ | YORUM
Devlet Bahçeli sıradan bir isim olsa ‘sağlığı’ sadece kendisini ve ailesini ilgilendirir. Fakat o bir partinin genel başkanı ve iktidarın ‘gayri resmi ortağı…’ Siyasette partisini aşan bir ‘özgül ağırlığa’ sahip. Gündemi belirleme ve şekillendirmekte Erdoğan kadar etkili… Öcalan açılımını başlattı. Nereye evrileceği kestirilemeyen süreç onun eseri.
O yüzden medyanın, kamuoyunun sağlığı ile yakından ilgilenmesi doğal. Bahçeli ve partisi MHP de bunu ‘normal’ karşılamalı. Yersiz tepki vermekten geri durmalı. Bahçeli’nin sağlığı bir bakıma Cumhur İttifakı’nın sağlığı demek. Eğer Bahçeli hastaysa AKP iktidarı ‘sağlıklı’ olamaz! Yazarınızın Bahçeli’nin sağlığını diline dolaması kişisel merak veya ‘keyfinden’ değil.
Merkez medyanın Bahçeli’nin sağlığına ilişkin ilgisi çok zayıf. Yok denecek kadar cılız. İktidar yanlısı kalemler resmi açıklama dışında Bahçeli’nin sağlığı üzerine ne bir yorum ne de haber yapıyor. Araştırmacı, soruşturmacı gazetecilik zaten nicedir sizlere ömür… Fakat bu kadar bülten ve resmi açıklamaya da hapsolmamak lazım.
Daha Bahçeli’nin nerede olduğunu bilmiyoruz. Nekahet döneminin evinde mi geçiriyor yoksa hastane de mi? Var mı bilen? Bu konuda hiçbir bilgi yansımadı medyaya. Evinde olduğu tahmin ediliyor. Eskiden olsaydı, medya evinin önünde karargah kurar, ‘nöbet tutar’, her trafik ve hareket haberleştirilirdi. Penceresinden perde oynasa bahçesinde yaprak kıpırdasa haber olurdu. Doktorları da kısa aralıklarla açıklama yapardı. Kamuoyunun merakı giderilir, gazetecilerin soruları cevap bulurdu.
AKP Türkiye’si tam bir kapalı toplum oldu. İktidar ve çevresi Ortadoğu sarayları gibi kapalı kutu. 2025 yılındayız ve çağ, iletişim çağı… Medya her yerde. Elinde telefonu olan herkes muhabir. Sosyal medya müthiş mecra… Fakat gel gör ki AKP tarihin akışının tersi yönde yol almaya, peşinden de ülkeyi sürükleye çalışıyor. Beyhude uğraş… Tarihle kavga edilmez.
Doktorları neden sessiz?
Bahçeli tam bir muamma… Şubatın ilk haftasından itibaren süreç soru işaretleriyle dolu… Ne hastaneye gidişi haber verildi, ne de geçirdiği operasyonun ayrıntıları… Eğer haber kamuoyuna sızmasaydı, belli ki MHP ağzını açmayacaktı. Evet, bütün bilgiler yine MHP’den geliyor. Doktorları nedense sessiz. Onların da konuşması gerekmiyor mu? MHP’li sözcülerin Bahçeli’nin sağlığı hakkında fakat söyledikleri çok yetersiz. Genellikle iddiaların yalan olduğu duyuruluyor… O kadar.
En son Can Ataklı MHP kaynaklarına dayanarak Bahçeli’nin entübe edildiğini söyledi. Ahmet Nesin “Siyasi yaşamı bitti!” tezini ileri sürdü. Daha sonra tezini biraz yumuşattı. Fakat Nesin’in iddiası Ankara’da belki de Türkiye’de herkesin bildiği sır. Kırmızı Pazartesi gibi… İddialar üzerine Bahçeli’nin telefon haberleri peş peşe dolaşıma girdi.
Önce Süleyman Soylu, Bahçeli’nin Kadir Gecesi’ni kutladığını ve sesinin ‘iyi ve sağlıklı’ geldiğini bildirdi. Sonra Bahçeli’nin Didem Yılmaz’ı aradığını öğrendi Türkiye… Yılmaz’a ‘programını çok beğendiğini…’ söylemiş. Bahçeli’nin ‘kadın programlarını’ izlediğini bilmeyen yok.
Star Haber’den Nazlı Çelik de Bahçeli ile ‘telefonda konuşma’ şerefine nail olanlardan. Çelik, Bahçeli’nin, “Yakın zamanda mesaisine başlayacağını…” söyledi. ‘Yakın’ derken keşke bir tarih verse… Bir hafta mı bir ay mı? Nazlı Çelik aynı zamanda Star Haber’in sunucusu… Bahçeli’nin ‘sağlıklı’ dediği sesini bütün ülkenin duyması için neden talepte bulunmadı? MHP liderini pekala ‘canlı yayına’ bağlayabilirdi.
Bahçeli meselesinde ‘tuhaflıklar ve gariplikler’ var. Ve cevabı verilemeyen soru işaretleri de cabası… Bu yazıyı yazmamın sebebi de bu. Erdoğan, Bahçeli’ye neden ‘hasta ziyaretine’ gitmedi? Bu soruyu sordum… Cevabını beklemiyordum tabii. Sadece tuhaflığa dikkat çekmek içindi. Her ameliyatın ‘enfeksiyon riski’ olur. Söz konusu Erdoğan olduğunda bunun çaresi bulunmaz mı? Erdoğan gitmedi de partisi gitti mi? MHP’den yardımcı veya kurmayları gerekli önlemleri alarak ‘ziyaret edemez miydi?’
Şu ana kadar herhangi bir bilgi ve belge paylaşılmadı. Bir fotoğraf veya kısa bir video bütün iddiaları ‘yok etmeye’ yeterdi. Şubat’ın 5’inden beri ne ses, var ne görüntü… Tamam nekahet dönemi, tamam hızla iyileşiyor, neden bu olgu kamuoyunu tatmin edecek şekilde belgelenmiyor. Sadece MHP’lilerin sesiyle sınırlı kalıyor. Doktorları neden sessiz. Siyasette 2 ay çok uzun süre… MHP’de ‘yaprak kıpırdamıyor’. Ne grup toplantısı ne de herhangi bir etkinlik. Politika bu kadar ‘uzun süre boşluğu’ kaldırır mı?
Kalça kemiği mi kırıldı?
Ankara’nın deneyimli gazetecilerinden Sedat Bozkurt günler önce şu bilgi notunu paylaştı; “MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sağlık durumu devletin en gizli bilgisi olmaya devam ediyor. Çok ciddi bir operasyon geçirdi. Çok erken ayağa kalkmak istedi. Ve bu başka bir sorun yarattı. Şimdi sürekli yatmasını ya da hareket etmemesini gerektiren bir tedavi süreci var. Bu nedenle hiçbir fotoğrafını göremiyoruz. Yanına da sadece Özel Kalem Müdürü Murat Çeliker girip çıkıyor. Genel Başkan yardımcılarına bile izin yok. Onlarla da telefonla konuşuyor herkesle olduğu gibi…”
‘Ayağa kalkmak isterken…’ kulisi de herkesin bildiği bir sır. Galiba Can Ataklı deşifre etti. Evet, Bahçeli’nin hasta yatağında kalkmak isterken düştüğü ve ‘kalça kemiğini kırdığı’ iddiasını duymayan yok. MHP, Ataklı’dan şikayetçi oldu ve soruşturma başlattı. Allah aşkına bu yargı konusu mu? Bahçeli 78 yaşında… Ve böylesi bir kazanın telafisi yok gibi bir şey. Kalça kırığı ileri yaşlarda bir ‘yaşamsal sorun’…
Kalça kemiğini kırdığı doğru mu? Yoksa fitne, fesatçı ve ‘hayınların’ uydurması ve iftirası mı?
Ben Ahmet Nesin’in tezine yakın bir yerde duruyorum. Bahçeli’nin ‘siyasi hayatı bitmiş olmasa’ bile ‘eski tempo ve ritmiyle dönüşü’ pek mümkün değil gibi… Belki ‘genel başkanlığı tekerlekli sandalyede’ bir süre daha sürdürebilir. 2028 veya öncesinde yapılacak seçimlere partisini hazırlaması ve seçim sürecini yönetmesi çok ama çok zor. Sarsıntı sadece MHP ile sınırlı kalmaz. Cumhur İttifakı da bundan etkilenir. Ve ‘siyasi dengeler’ sil baştan olur. Mesele ‘sadece isim değişir’ değil. Mesela Öcalan açılımını Bahçeli’den başkası yapamaz. Ve de devam ettiremez. Neyse… Bu yarının konusu…
Eğer söylendiği gibi Bahçeli’nin sağlığı yerinde ve çok yakın zamanda mesaiye başlayacaksa ‘bayram sabahı’ gözler onu arayacak. Alışkanlığı olduğu üzere Alparslan Türkeş’in mezarının başında onu görebilecek miyiz? Yoksa MHP’liler yine, “İnşallah çok yakında aramızda, pek yakında gelecek!” gibi iyimser açıklamalarına yenisini mi ekleyecek?
biraz surune surune yashasin.. burnundan gelsin burada da yaptiklariinin sonuclari biraz
Bahceli öldü. O yüzden sessiz hepsi 🙂 ölü yasiyormus gibi onun adina twit atip duruyorlar iste.
Darısı büyük abisinin başına.